3 Melek beni Ruhʼun yardımıyla ıssız bir yere götürdü. Orada kırmızı bir canavarın sırtında oturan bir kadın gördüm. Canavar yedi başlı, on boynuzluydu. Her tarafı Allahʼa hakaret eden adlarla kaplıydı. 4 Kadın mor ve al renkli elbiseler giyinmişti. Altınlarla, değerli taşlarla ve incilerle süslenmişti. Elinde iğrenç şeylerle ve fahişeliğinin pislikleriyle dolu altın bir bardak vardı. 5 Kadının alnında sır olan şu ad yazılıydı:
9 Bunu anlamak için hikmet sahibi olmak lazım. Yedi baş, kadının üzerinde oturduğu yedi tepedir. Yedi baş aynı zamanda yedi kraldır. 10 Krallardan beşi öldü, biri şu anda duruyor, öbürü henüz gelmedi. Gelince, kısa bir süre kalması lazım. 11 Önce var olan, ama şu anda yok olan canavara gelince, bu sekizinci kraldır. O da yedi kraldan biridir ve gidip mahvolacak.
12 Gördüğün on boynuz on kraldır, ama krallıklarını henüz almadılar. Canavarla birlikte bir saat krallık etmek için izin alacaklar. 13 Onların düşünceleri birdir. Kendi güçlerini ve yetkilerini canavara verecekler. 14 Kuzuʼyla savaşacaklar, ama Kuzu onları yenecek. Çünkü efendilerin Efendisi ve kralların Kralı Oʼdur. Oʼnun izleyicileri de, Oʼnun tarafından çağrılmış, seçilmiş ve Oʼna sadık kişilerdir.”
15 Sonra melek bana şöyle dedi: “Gördüğün sular, yani fahişenin yanında oturduğu sular, halklar ve topluluklardır, milletler ve dillerdir. 16 Gördüğün on boynuz ve canavar fahişeden nefret edecekler. Onu perişan edip çıplak bırakacaklar. Etini yiyip cesedinin artakalanını ateşte yakacaklar. 17 Çünkü Allah kendi planını yerine getirme isteğini onların yüreklerine koydu. Böylece tek bir düşünceyle davranıp krallıklarını canavara verecekler. Bu durum Allahʼın sözleri yerine gelene kadar devam edecek. 18 Gördüğün kadın dünya krallarına hükmeden büyük şehirdir.”
<- Vahiy 16Vahiy 18 ->